TANITIM VİDEOSU

2012-08-31 20:15:00

 http://www.youtube.com/watch?v=vMiB8Wb3bYI Devamı

İLETİŞİM ADRESLERİ

2012-08-30 14:49:00

İLETİŞİM ADRESLERİ: e-mail: elifinsokagi@gmail.com  faxebook: DUMAN ALTI HAYATLAR https://www.facebook.com/#!/pages/Duman-Alt%C4%B1-Hayatlar/416456848404988 DUMAN ALTI HAYATLAR ELİF ÖZTÜRK https://www.facebook.com/#!/DumanAltiHayatlar adreslerinden, soru ve önerileriniz için ulaşabilirsiniz. Devamı

Cihat Albayrak okudu, yorumladı, alıntıladı

2012-08-23 19:56:00
Cihat Albayrak okudu, yorumladı, alıntıladı |  görsel 1

  Henüz yayınlanmamış bir kitabı okumak, bir edebiyat okuruna müthiş haz verir. Ben bu duyguyu ço ksık yaşıyorum, çünkü tanıyan tanımayan birçok güzel insan eserlerini okuttukları ilk birkaç kişiden bir iolarka beni seçiyor. Bir kısmının düzenlemesini ve yayına hazırlığını yapıyorum bu eserlerin.   Dumanaltı Hayatlar, Elif Öztürk’e ait bir roman. Genel olarak uyuşturucu madde bağımlılığını konu alan bu eserin ilk birkaç sayfası dışında tamamını bugün okuyup bitirdim. Kendisini okutan bir eser çıkarmış ortaya Öztürk.   Oldukça becerikli kelame alınmış diyaloglar var eserde. Bu nedenle akıcılığı çok iyi ve elinizden bırakamıyorsunuz. Karakter çeşitliliği ve mekan zenginliği, olayların birbirinden bağımsız olarak neredeyse her birkaç sayfada bir yenilenmesi, kitabı güzelleştiren öteki özellikler.   Bu konuları temel alan kitaplar, özendirme yapabileceği nedeni ile eleştirilirler. Ancak Dumanaltı Hayatlar’da Elif Öztürk’ün özenli dili ve kurgusu ile ben özendirmeden ziyade, kitabın uyuşturucuya dair farkındalık yaratacağını ve mutlu bir son ile bittiği için de umut aşılayacağını düşünüyorum.   Kitaptan birkaç alıntı ile, vaktinden çok önce yazılmış bu yazıya son veriyorum. Umarım yakın ya da uzak gelecekte bu kitap hak ettiği şekilde kitapçılardaki yerini alır.   Kitaptan Alıntılar   Sokakların arasında dolaşmaya devam ediyordu. Aldığı madde her zamankinden çok daha hızlı etkisini göstermişti. Kendini evrenin hükümdarı gibi hissediyordu. Sanki karanlığın içinde bir tek o vardı. Caddeleri, kaldırım taşlarını, sokak lambalarını o yönetiyordu. Bir bakışıyla renkleri değişecek, canlanacaklardı. Kaldırım kenarında ... Devamı

DUMAN ALTI HAYATLAR - FİNAL

2012-08-23 19:50:00
DUMAN ALTI HAYATLAR - FİNAL |  görsel 1

http://www.geredehaber.com/t%C3%BCrkiye-den-haber-turu/2070-kuslar-kadar-hur--elif-ozturk--kitap-tanitimlari.html Salih, başını secdeden ferah umutlarla kaldırıyordu. Gözlerinden arınış yağmurları boşalıyordu. Onu, merhametle izleyen Mehmet’in güven dolu varlığını dahi unutarak teslim oluyordu Rabbine! Dudaklarından sıcacık dualar kanatlanıyordu gökyüzüne. İçinde kuşlar havalanıyordu. Çizgi çekiyordu tüm günahkâr günlerine. Temiz bir sayfa açıyordu düşlerinde. Ceyda’nın masum gülüşlerinde sızlıyordu yüreği. Bir aşkın çarpıntısı, damarlarına doğru akan zehrin zalimliğinde yok olmuştu. “Bir daha asla, asla!” diyordu. “Ne aşkımı ne ömrünün geri kalanını beyaz yüzlü toz tebessümlere feda etmeyeceğim.” diyordu. Mehmet’in yanında bir elif gibi dik duran varlığına sokularak, Ahmet’i hatırlıyordu. Onun toprak olan bedenine huzur diliyordu. Gözlerini kapatıp, o ilk isyan dolu esişinin ardından Ahmet’in ona unutuş bileti olarak sunduğu hapların varlığına uzanıyordu hafızasında.   “Ahh, ömrümün ve masumiyetimin ipini çektiğim an!” diyerek hayıflanıyordu. Ahmet’in sesi yankılanıyordu kalbinde “Al şunu oğlum, uçacaksın, kuşlar kadar hür olacaksın.” Neden içmişti ki, neden uzanmıştı ki elleri bu davetkâr çağrıya!” Şimdi secdenin dost ve huzur dolu kollarında geçmiş ile bu gün arasında gidip gelirken varlığı, şuan aynı teklif olsaydı hiç dokunur muydu ellerim celladıma diye soruyordu kendi kendine. Sonra yanık bir acı ile cevaplıyordu yüreğine vuran soruyu “Hayır!”…   Bir anda arkadaşının yüzüne bakarak ağlayışlarla haykırıyor:   “Mehmet ben o gün, haplarla o sefil tanışıklığımızın olduğu g&uu... Devamı

Elif Öztürk'ten müthiş bir kitap

2012-08-23 19:41:00
Elif Öztürkten müthiş bir kitap |  görsel 1

  Dumanlı Hayatalar babasız yetişen bir gencin, kanının kaynadığı dönemlerde zehirle tanışmasını ve bu zehrin damarlarında gezinirken ki esaretini kabullenmeyişinin neticesinde hayatının altüst oluşunu anlatan bir eser. Hiçbir hayat imtihanın kollarından geçmedikçe dirilişin güneşini hissedemeyecektir. TUNA YAYINLARINDAN ÇIKAN VE BİR DİYALİZ HASTASI OLAN ELİF ÖZTÜRK’ÜN BAĞIMLILIĞA MEYDAN OKUYAN ANLATIMI İLE DUMANLI HAYATLAR; GENÇLER İÇİN BİR PUSULA OLACAKKEN AYNI ZAMANDA AİLELERİNİNDE GENÇLERDEKİ DEĞİŞİMLERİ DAHA İYİ TANIMLAMASINI SAĞLAYACAK. ATEŞ İLE DANS Vakitsiz bir ışıltı ile girdim onun hayatına. Ben artık yaşadığı hayatın büyük imtihanlarından birine çelme takmış yazgımın güçlü kalbiydim. Doğarken bana verilen elif adımın önce göğe uzanan yanıyla dik, sonra kulluk yanımla imtihan ve daha sonra ismimi tamamlayan fe harfinin merak noktasındaydım. İmtihanımdan sonra yeni bir hayattım. Yeni bir elif! Ne yaşarsam yaşayayım geldiğim noktaya bakılırsa kazananıydım. O ise yeni bir imtihanın henüz eşiğindeydi. Gözleri kan çanağına dönmüş, çılgın bakışların tesirindeydi. Başı iki elinin arasında tercihlerinin ağırlığından sızlıyordu, belki de çatlıyordu. Yanına oturdum. Bir yabancıya bakar gibi bakıyordu, oysa ben onun imtihanının kelama dönüşecek olmasında aracı olarak seçilmiş kalemdim. Kalemdim, ona bakan suretim de kelamdım aslında. Uzun uzun anlattı kanına işleyen zehri. Onunla başlayan tanışıklığını... Onu sollayamayan vaktin esiri olan yanını… Kurtuluşu olmayan yollardaymışçasına kıvrandı. Onu yargılayacağımı sandı. Her dinleyen gibi yahut durumuna şahit olmuş diğer kişiler gibi dinleyerek kaçıp gideceğimi, ona acıyarak bakacağımı, bilindik nasihatleri edeceğimi sandı. Oysa ben bir yanımla onun imtihanı ile savaşına şahit olacaktım, &... Devamı

DUMAN ALTI HAYATLAR - ELİF ÖZTÜRK

2012-08-23 19:28:00
DUMAN ALTI HAYATLAR - ELİF ÖZTÜRK |  görsel 1

 Salih, başını secdeden ferah umutlarla kaldırıyordu. Gözlerinden arınış yağmurları boşalıyordu. Onu, merhametle izleyen Mehmet’in güven dolu varlığını dahi unutarak teslim oluyordu Rabbine! Dudaklarından sıcacık dualar kanatlanıyordu gökyüzüne. İçinde kuşlar havalanıyordu. Çizgi çekiyordu tüm günahkâr günlerine. Temiz bir sayfa açıyordu düşlerinde. Uğur Tuna Yayınları/Elif Öztürk Devamı

DUMAN ALTI HAYATLAR ELİF ÖZTÜRK

2012-08-23 19:17:00
DUMAN ALTI HAYATLAR ELİF ÖZTÜRK |  görsel 1

 Yazar:Elif Öztürk Sayfa Sayısı: 320 Dili: Türkçe Yayınevi: Uğur Tuna Yayınları Arka Kapak Hiçbir zaman istememiştim yalancı dünyana sığınmayı! Gafil avladın beni! Esaretim oldun, tutsağın oldum. Özgürlük düşlerken deli gibi kör, karanlık zindanım oldun! Ama kurtuldum. Geçte olsa kurtuldum kirli duvarlarından. Kırdım zincirlerimi. Fırlatıp attım kelepçelerimi. Şimdi derimde senden kalan çizikler, yara bere içinde tüm bedenim. İzlerin bana daha da güç veriyor her baktığımda! Toprağa verdiğim sevdiklerim, zindanlarda kalan kirli günahlarım, yitip giden masum çocukluğum, mavi düşlerim hepsi için çelme taktım sana! Seni, senin silahın ile vurdum! Sonunda başardım, şimdi ölü cesedinin üzerinden geçerek aydınlık dünyama doğru koşuyorum. Şuurum açık, yüreğim umut dolu ve ben kuşlar kadar hürüm! Devamı

DURU - ELİF ÖZTÜRK

2012-08-23 19:05:00
DURU - ELİF ÖZTÜRK |  görsel 1

Duru, elinde telefonu, yüreğinnde huzursuz sesleriyle yatağını kennarıda oturuyordu. Yorgun kalbi, artık iyi bir şey olmasını umut ediyor, açık yaralarınn kapanmasını diliyordu. Karşısında duran yatağa baktı. Küskündü. Kızgındı. Her baktığında ona deniz’i anımsattığı için hiddetinin sebebi sayıyordu. Bir yandanda onu özleyişi canını acıtıyordu. Bu oda iki kardeşin mahseni gibiydi. Kavgalar, kızgınlıklar, sevinçler hüzünler, neşeler bu odada nefes almıştı. Duvarlara, masaya, yataklara, nevresimlere, perdeye paylaşılanlar bulaşmıştı. Duru onlara her baktığında kendini eksik hissediyordu. Yarım kalınmışlığın acıtmasının yanında, acizlik ve çaresizlik hissi kalbini daraltıyordu. Duru’ya dışarıdan her bakan, dominant, kuralcı, ayrıntılara önem veren ve en doğruyu yapan birisi olarak tnaımlardı. Anne babasını mutlu edebilmek için takındığı maskeleri vardı. Üzülsede belli etmez, başkalarını mutlu etmek için onların fikir ve duygularını kabul edip, onaylardı. Hatta bazen sahiplenir, kendini kandırışına kendide inanırdı. Kardeşinin gidişine kızgındı. Öyle olması gerekiyordu. Evdeki o duruma ayak uydurmuştu. Oysa sol yanında kırgınlığı vardı. Saklamalıydı. Kırgınlık özlemi barındırıdı. Reddedişte ve kesip atışta kavuşabilme umudu olamazdı. Kafası karmakarışıktı. Bir yanda ailesinin hissettikleri ve istedikleri, diğer taraf küçücük katdeşi vardı. Karar vermeliydi. Telefon elinde, odada bir aşağı, bir yukarı gidiyordu. Duvarda duran posterlerden bir tanesi aniden duvardan sıyrılıp, yere düştü. Kardeşinin en sevdiği şarkıcının posteri!.. İki elinin arasında duran kağıt parçası, kalbinde depremler yaratmıştı. Sarsıntılar durmuyordu. Kalbinin duvarları yerle bir olmuş, camı çerçeves,parçalanmıştı. Kırık dökük cam parçaları içine batıyordu. Can kırıkları, cam kırık... Devamı

BEN BİR KBY'YİM - Elif Öztürk

2012-08-23 18:51:00
BEN BİR KBY'YİM - Elif Öztürk |  görsel 1

Umut etmek ile, umutsuzluk yumağının içinde nefes almaya gidip gelen bir hikayedir benim size anlatacağım. Bir yaşam hikayesinden çok, yerleşmiş bir duygu emsalidir. Çocukken, büyümeye dair hayallerimiz vardır. Büyüklerimiz tarafından, olabilmek fikri yerleştirilir beynimize. Çocuğa “Büyüyünce ne olmayı istiyorsun?” diye sorurlar. llaki bir cevap beklenir. “Şu olmak istiyorum.” yada “Bu olmak istiyorum.” denmelidir. Eğer cevabı yoksa çocuğun hemen bir tane önerilir. Her ebeveynin çocuklarına dair hayalleri vardır. İçlerinde sakladıkları hayaller! Yarım kalmış heveslerin körüklediği hayalleri çocukların tamamlaması için beslenen umutları vardır. En tabi haklıdır. Hayal kurma lüksü, ufacık bedenlere verilen beklentisiz emeğin meyvasıdır. Bazen işler istenildiği gibi gitmeyebilir. Her mahallenin kendisine ait bir çocuk parkı vardır. Her zaman sevinçli çocuk sesleri olmayabilir. Kimi zaman rüzgarın önüne katıp getirdiği hüzün parçalarıdır. Dokunduğu yere bulaşırlar. Bulaştığı her teni, kendi esaretine almaya inadına çabalayan hüzün parçaları!.. Bir gün kapınız çalınır. Fırçanız renk cümbüşüyle ışıl ışıl donatılmamış olsa da griliğin zerresi bulunmayan kırık dökük yaşamın yorgunluğunu üstünüze giymişsinizdir. Sıradan bir günün getireceklerini umursamadan kapıyı açarsınız. Bir yabancı aniden içeriye girer. İzinsiz kuralsız! Bu savruk bir yabancıydı ve çok yeniydi. Sorgulanmayı sevmez, hiçbir zaman sualleri kabul etmezdi. Fütursuzca “Ben geldim!” demişti. Ona göre, bu yeterliydi. Başka bir şey söylemek ise çok gereksizdi. Akıl yanına mantığı katmış, olan biteni anlamaya çalışıyor... Devamı

ACI KAHVE - ELİF ÖZTÜRK

2012-08-23 17:12:00

   ACI KAHVE   Her yanıma bir kesik almışım Yara bere içinde kalmışım Hayıflanıyor yüreğim bir hınçla “Sakın çağırma  virane edeni, .Sakın ha! Yoksa beni kaybedesin” diyor Parçalanmış yüreğim Aldığım darbelerle yoğrulmuş, Her seferinde bir parçam kopmuş, Uzak diyarlara savrulmuş. “Her gidenin arkasından Yenisini doğurur ” derler, “Bin bir umutla Biraz büyür biraz yorulur.” İyi güzel hepsi de! Neden yerini dolduramadım senin? Hazinle sorarım kendime. Her giden parçamın Kırdığı dallarımın Yeniden sarmalanması umuduyla Pansuman yapmaya çalışıyorum Dökülen incilerimin buyruğunda! Sevinçten bozma   Yaptığım küçük evimde Zamansız ağlamalımı uğurluyorum. Acı bir kahve tadında Yüreğimde cezveler köpürmekte.!     ELİF ÖZTÜRK   13 MAYIS 2008   Devamı